Şehir Domastesi Yaratıcısı Pınar İle Röportaj


Başarılı bir yazar o. Onu ilk olarak Instagram'da yarattığı şehir domatesi serüvenleri ile tanıdık. Çok büyük kitlelere ulaşmamış olsa da sadık bir hayran kitlesi oluşturdu kendisine. Pınar ile yarattığı karakterlerden, gündelik hayata, motivasyondan gelecekteki planlarına tatlı bir sohbet yaptık.

Bence sen bu ülkede son zamanlarda çıkmış en yaratıcı insanlardan birisin. Hepimizin hayatının bir parçası olan ve çoğumuzun sevdiği domatesi alıp bir hikaye kahramanı yaptın. Bu yaratıcılık değil de nedir ?

- Gündelik hayatta karşılaştığımız, tanıdığımız kişileri hikayenin karakteri yapabilirdim. Şimdiye kadar yazılmış sayısız güzel eser var karakterleri insan olan. Ben bunun yerine farklı bir yaklaşım ile kendime ana karakter olarak bir domatesi seçtim. Ana karakter haricinde herşey günlük hayattan çıkma. Çevredeki insanlar, hayvanlar, mekanlar hep gerçek. Domates te gerçek. Tıpkı senin benim gibi onun da fikirleri var, o da konuşuyor. Tek farkı domates olması.

Son görüştüğümüzde şehir domatesini yeni yaratmıştın. Henüz birkaç yüz takipçin vardı Instagram'da 

- Ya işte, o karakter büyüdü, gelişti ve geniş kitlelere ulaştı. Onun da bir geçmişi, tercihleri ve kişiliği var. Şimdi maceradan maceraya koşuyor.

İnsanın kafasında pek çok soru geliyor. 

- Evet projeye ilk başladığımda da sormuştun, her gittiğin yere domates taşımak zor olmuyor mu diye. Kışın domastesi nereden bulduğumu da sorduğunu hatırlıyorum. Evet görebiliyorum bunlar ilk akla gelen sorular. Ama emin ol ki bu tür konular sorun olmaktan ziyade yaratıcılığı destekleyen şeyler.

Peki, ben de biraz yaratıcı sorular sormaya çalışayım. Konuşuyor musun domatesin ile ? Yanında olmadığında özlüyor musun ?

- Evet kesinlikle bir karakteri var domatesimin. Tercihleri var. Hayvanları çok sever mesela. Çok uyumludur. Ben ne yersem o da bana uyar. Her ne kadar şehir domatesi olsa da deniz kenarında gezmeyi, parklarda vakit geçirmeyi çok sever.

İnsanlar ile arası nasıl peki ? Başkalarıyla muhabbet etmeyi sever mi ?

- İnsanlarla bir sorunu yok kesinlikle. Ama genelde benden başkasıyla konuşmayı pek istemez. Sakin bir karakteri var. İçe kapanık demek istemiyorum ama kalabalık gürültü pek hoşuna gitmez.

Yaratıcılık sürecinden bahseder misin biraz ? Fikirleri nasıl üretiyorsun ?

- Bu sorunun basit ve net bir cevabı yok maalesef. Açık konuşmam gerekiyorsa tam olarak nasıl tarif edebileceğimi ben bile bilemiyorum. Yaratmak, yani fikir üretmek büyülü bir süreç. Gezerken, düşünürken, deniz kenarında otururken, metro beklerken bir anda geliveriyor. Çok basit bir düzenim var. Tüm resimleri cep telefonum ile çekiyorum. Üzerinde pek çalışma ihtiyacı hissetmiyorum. Çok planlı programlı değilim yani. Fikri bulmam ile paylaşmam arasında çok az zaman geçiyor.

Yeni bir ortak proje üzerinde çalıştığınan ve bu proje ile ilgili oldukça heyecanlı olduğundan bahsetmiştin. Biliyorum şu anda detayları paylaşmak istemiyorsun ama bize biraz teaser verebilir misin ?

- Teaser mı ? Bu kelimeyi lütfen bir daha kullanma ! Şaka yaptım. Ama kullanmazsan sevinirim. Neyse, evet yeni bir işbirliği içindeyiz. Detayları paylaşmak için henüz erken. Herşey çok taze ama oldukça hızlı yol alıyoruz.

Nasıl bir ekip bu ? Projenin formatı nedir ?

- Şansını çok zorluyorsun. Ekip değil. İki kişiyiz sadece. Benim gibi yaratıcı projeleri olan birisi ile çalışıyoruz. Üretim sürecimiz, motivasyonlarımız biraz farklı ama iyi bir ekip olduğumuzu düşünüyorum. Bir arkadaş ortamında ilk tanıştığımızda biraz muhabbet ettik. Sonrasında karşılıklı fikirler gelip gitmeye başladı. Kısa zamanda gördük ki ortaya çıkan fikirler, ikimizin toplamından daha büyük.

Kendine benzeyen birini buldun yani

- Hem evet hem de hayır. Evet o da yaratıcı bir insan. Ama motivasyonu ve yaratma süreci benimkine göre biraz farklı. O bana göre daha planlı. Kurguya daha çok önem veriyor. Ben parçaları oluşturuyorum, o da bu parçaları yaratıcı şekilde birbirlerine bağlıyor. Ne yapmaya çalıştığını ne anlatmak istediğini bazen anlamakta zorlanıyorum ama işi bitirip kenara koyduğumuzda "evet anlatmak istediği buymuş" diyorum bazen. Benim ürettiğim fikri bana öyle bir satıyor ki bazen ben bile ortaya çıkan sonuca şaşırıyorum.

Keyifli bir ortaklığa benziyor. Biliyorum şu anda çalıştığınız projeden bahsetmeyeceksin ama en azından ilk çalışmanızdan bahseder misin ?

- Evet onu anlatabilirim. İlk tanıştığımız gün şehir domatesini ona gösterdiğimde çok hoşuna gitmişti. Birkaç gün sonra bana döndü ve şehir domatesi fikrinden bir kısa film yapmak istediğini söyledi.

Evet sanırım Acı Biber filminden bahsediyorsun. Bu projeyi tek başına yaptığını zannediyordum.

- Hayır, bu ortak bir projeydi. İlk kısa film denemem oldu. Filmdeki biber, bizi tanıştıran arkadaşımız. Soyadı biber. Ben şehir domatesinden bahsederken o yanına biber de ekleyip film senaryosunu kafasında yazmaya başlamış bile. Bir araya geldiğimizde senaryo çok değişti ama ortaya çok keyifli bir çalışma koyduk.

Yeni projenizin ortaya çıkmasını sabırsızlıkla bekliyoruz.

- Çok yakında.

kaangonel

No comments:

Post a Comment

Instagram